8 Ocak 2026 - 17:10
Washington’un Latin Amerika Dosyasında Bitmeyen Gölge: Hizbullah İsmi Neden Gündemde Tutuluyor

ABD Kongresi’nde Latin Amerika ve özellikle Venezuela başlığıyla yapılan oturumlarda, 2000’li yılların ortalarından bu yana Hizbullah isminin ısrarla gündeme taşınması, bölgeye yönelik güvenlik söyleminin nasıl inşa edildiğine dair önemli ipuçları veriyor.

Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- ABD Kongresi’nin Latin Amerika’ya odaklanan oturumları incelendiğinde, dikkat çekici bir süreklilik göze çarpıyor. 2000’li yılların ortalarından itibaren Hizbullah ismi, özellikle Venezuela bağlamında yapılan hemen her oturumda yeniden dolaşıma sokuluyor. Washington’un bu yaklaşımı, yalnızca güvenlik kaygılarıyla değil, bölge siyasetine müdahale etme arzusuyla da ilişkilendiriliyor.

Uzmanlara göre Hizbullah’ın Latin Amerika tartışmalarında öne çıkarılması, ABD’nin Venezuela ve benzeri ülkelere yönelik baskı politikalarını meşrulaştırma işlevi görüyor. Kongre oturumlarında sıkça dile getirilen iddialar, çoğu zaman somut kanıtlardan ziyade “olasılık” ve “tehdit algısı” üzerine inşa ediliyor. Bu durum, Hizbullah isminin bir güvenlik meselesinden çok politik bir araç olarak kullanıldığı eleştirilerini beraberinde getiriyor.

Özellikle Venezuela’nın Washington’la yaşadığı gerilimlerin arttığı dönemlerde, Hizbullah vurgusunun daha da yoğunlaşması dikkat çekiyor. Direniş çevreleri, bu söylemin asıl hedefinin Hizbullah’tan ziyade, ABD hegemonyasına karşı duran hükümetler olduğunu savunuyor. Buna göre, “terörle mücadele” başlığı altında sunulan bu anlatı, Latin Amerika’daki bağımsız çizgiyi baskı altına alma girişimlerinin bir parçası.

ABD Kongresi’ndeki oturum kayıtlarına yansıyan dil de bu yaklaşımı ele veriyor. Hizbullah, çoğu zaman bölgedeki sosyal, siyasi ve ekonomik dinamiklerden koparılarak, tek başına istikrarsızlığın kaynağı gibi sunuluyor. Bu çerçeve, hem kamuoyunu yönlendirmeyi hem de yaptırım ve müdahale politikalarına zemin hazırlamayı amaçlıyor.

Bugün gelinen noktada, Hizbullah isminin Latin Amerika dosyalarında sürekli gündemde tutulması, Washington’un direniş eksenine karşı küresel ölçekte yürüttüğü söylem savaşının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor. Bölgeyi yakından izleyen çevrelere göre, bu söylem değişmedikçe ABD’nin Latin Amerika’ya bakışı da güvenlik merkezli ve müdahaleci olmaya devam edecek.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha